Ülkemizde Arabuluculuk, 22.06.2012 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile yürürlüğe girmiştir.

Arabuluculuk, genel tanımıyla, tarafların içinde bulundukları uyuşmazlığı tarafsız bir üçüncü kişi yardımı ile mahkemeye. gitmeden ya da mahkeme yönlendirmesiyle çözebilecekleri bir yöntem olarak tarif edilebilir.

Arabuluculuk kurumuna hakim olan temel ilkeleri incelemek gerekirse;

– Devlet Yargısına Alternatif Olması: Bu ilke ile kastedilen, tarafların yargı yoluna başvurma yolunu kapatmadan, farklı çözüm arayışlarına başvurulmasıdır.

– Tarafsız bir üçüncü kişinin mevcudiyeti: Arabuluculuk sürecinin işletilebilmesi için, taraflar arasındaki sorunun çözümü sırasında. müzakere sürecinde taraflara yardımcı olacak ve Arabulucu Siciline kayıtlı, tarafsız kişinin olması gerekmektedir.

– Arabulucunun bağlayıcı karar verememesi: Arabulucu, tüm süreç boyunca, müzakere içerisinde olan tarafların uyuşmazlığı çözmesinde yardımcı olacak. bununla beraber, taraflar açısından bağlayıcı karar veremeyecektir. Süreç sonunda tarafların anlaşmaya varması halinde dahi. bu anlaşma koşulları taraflarca belirlenecek ve Arabulucu, anlaşmayı onaylayacaktır.

– Gönüllülük: Taraflar, Arabuluculuk sürecine katılmak, süreci devam ettirmek, sonuçlandırmak veya bu süreçten vazgeçmek konusunda serbesttirler.

– Arabulucunun yetkisini taraflardan alması: Arabulucunun faaliyette bulunabilmesi için, uyuşmazlığın taraflarının Arabulucuya yetki vermesi gerekmektedir. Taraflardan birinin, Arabulucuya yetki tanımaz veya önceden verdiği yetkiyi herhangi bir sebeple geri alırsa, Arabuluculuk faaliyeti sona erer.

– Gizlilik: Arabuluculuk faaliyetleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadığı sürece, gizli olarak yürütülmektedir.

Arabuluculuğun tercih sebepleri ve yararları:

Tarafların aralarındaki sorununun çözümü yönünde arabuluculuk kurumunu tercih etmesinin birden fazla nedeni bulunmaktadır.

Taraflar, mahkeme yerine arabuluculuğu tercih ederek, zamanda ve masraftan tasarruf etmektedirler. Aynı zamanda, arabulucu yardımı ile yüz yüze gelen taraflar. Kendilerini daha iyi ifade edebilmekte ve her iki tarafında kazanacağı çözüme ulaşabilmektedir. Bu görüşmelerin gizlilik içerisinde yürütülmesi, sürecin tamamen tarafların kontrolünde olması da. Bu süreçteki tarafların kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlamakla birlikte, süreç sonunda çözüme ulaşıldığında ise. Çözümün taraflardan gelmiş olmasının bir yansıması olarak, adalet duygularını en yoğun şekilde tatmin edilmesi sağlanmaktadır.

Taraflar arasında yapılan sözleşmelerin de “Arabuluculuk Anlaşması” şeklinde yapılması imkanı bulunmaktadır. Taraflar, noter huzurunda bir sözleşme imzaladıkları zaman, noter, tarafların imzalarını tasdik etmekte. Fakat sözleşmenin içeriği konusunda bir düzenleme yapmamaktadır. Bununla beraber, “Arabuluculuk Anlaşması” şeklinde yapılan bir sözleşmenin içeriği. Arabulucu tarafından onaylanmaktadır. Bu durumda, “Arabuluculuk Anlaşması” içeriğinde belirlenen maddeler konusunda taraflar bağlı olmakta. “Arabuluculuk Anlaşmasının” mahkeme kararı niteliğinde olması da dikkate alındığında, sözleşme maddelerinin doğrudan ilamlı icra takibine konu edilmesi imkanı sağlanmaktadır.